Erdoğan’dan ‘Ahbap soruşturması’ açıklaması: Deprem fırsatçılığı yapanlar hesap veriyor!

Haber gorseli

Ahbap’a en çok bağış yapan ünlüler açıklandı! İşte tek tek ödenen tutarlar…

SON DAKİKA: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen 2. İletişim Şurası’nda konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında son günlerde kamuoyunca sıkça konuşulan ‘Ahbap Derneği soruşturmasına’ ilişkin açıklamalarda bulundu. ‘6 Şubat depreminde devlete ve millete operasyon çekildiğinin’ altını çizen Erdoğan, “Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz.” mesajını verdi.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

Bir buçuk yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası iletişim camiasının aktörlerinin tamamı bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi. Kamu diplomasisinden yapay zekâya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı bu oturumları son derece kıymetli bulduğumu burada vurgulamak istiyorum. Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şura’nın içeriğini zenginleştiren, ufkumuzu ve muhayyilemizi genişleten genç kardeşlerime bilhassa şükranlarımı sunuyorum. 

“ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAK”

Şura’nın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi öyle ümit ediyorum ki Türkiye’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir.

İletişim camiası aktif rol üstlendi. İletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizilecek. 

Yapay zeka modellerinin devreye girmesiyle her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan istifade ediyoruz. 

Araç mesajın kendisidir. Bakınız bugün bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemdeyiz. Haberleşme teknolojilerinde her gün yeni bir gelişmeyle ilerleme kaydediliyor. Herhangi bir hadise dakikalar hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Dijital platformlar bilginin üretim ve ulaşım hızını artırmış durumda. 

“GİDEREK BÜYÜYEN TEHLİKE”

Az önce ifade ettiğim araç ve masaj bahsi tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma düşüncemizi de etkiliyor. Hangi konu üzerinden ne kadar duracağımızı çoğu zamanda hangi tepkilerin verileceğini özellikle sosyal medya çokça etkilemektedir. Sosyal medya tepkilerimizi belirliyor. Cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa ediyor. 

Yeni iletişim ortamı bilgiyi güç olmaktan çıkarıp güçsüzlüğün kaynağı haline getiriyor. 

HALUK LEVENT YORUMU

Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük. Devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık. 

  • Deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. 

Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. 

Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar şuan adalete hesap veriyor. Çarpık ilişkiler açığa çıkıyor. Hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Ucu nereye varırsa varsın bundan böyle bu ülkede gerilimden kutuplaşmadan korku ve kaygı yaymaktan ellerindeki fırsatı devlete karşı kullanmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. 

“DEZENFORMASYONLA MÜCADELEYİ MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Şurası da çok önemlidir. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon, yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dâhil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.

Çok değerli dostlarım, şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askerî anlamda ne kadar güçlü, ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun, eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz. Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin önemi daha da artmaktadır. İşte bu yüzden dijital egemenliğimizi temin ve tahkim etmek bizim birinci önceliğimizdir. Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısı ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biridir. İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak, içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Bunun için iletişimin bütün imkân ve araçlarını en etkili surette kullanmak, gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz.

“KENDİ UYDULARIMIZ ÜZERİNDEN 5 MİLYAR İNSANA ULAŞMA İMKANINA SAHİBİZ”

Burada şu noktaya da dikkatinizi çekmek isterim. İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamak doğru değildir. Asıl başarı, görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, özellikle hakikatten ödün vermemektir. Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir. Kıymetli misafirler, insana ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Hâlihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkânına sahibiz.

“DİZİ VE FİLMLERİMİZ DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA”

Kimlik ve kültürümüzü yansıtan, tarihimizi ve millî değerlerimizi ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerimiz dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izleniyor. Artık uluslararası kamuoyu Türkiye’yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır. Bu kazanımı daha da büyütmekte kararlıyız. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikâyeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin hikâyesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum. İletişim Başkanlığımızın stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekâya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği Şura’yı bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak görüyorum.

Bu düşüncelerle 2. İletişim Şûrası’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle Şura’ya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şura neticesinde son şeklini alacak belgelerin iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum.

KAYNAK: HABER7

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir