Skip to content

Uzaktan Erisim | Gündem ve Bilgi

Uzaktan Erisim: güncel gelişmeler ve yaşamdan faydalı bilgiler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Haber
  • Well Dweller – İnceleme

Well Dweller – İnceleme

Okan Eroglu 11 Ekim 2026
Well Dweller – İnceleme

“Bana en iyilerinden bir metroidvania önersenize” desem hepinizin aklına benzer isimler gelir, değil mi? Silksong dersiniz, Blasphemous dersiniz, belki Ori and the Blind Forest dersiniz. Daha niş oyunları bilenler Death’s Gambit diyebilir. Ama ilk kez metroidvania oynayacak biri ne önerirdiniz bunu hiç düşündünüz mü? Birinin türle tanışmasını sağlayacaksınız mesela. Silksong mu derdiniz? Oyunun ekstrem zorluğunu görüp ilk birkaç saat içinde bıraksın, bir daha da metroidvania defteri açmasın. Blasphemous mu derdiniz? Muğlak hikaye anlatımı yüzünden oyunun sonuna kadar neyi neden yaptığımızı anlayamasın.

Bu benim arada bir düşündüğüm bir soru aslında, bir türle yeni başlayacak kişiye nasıl bir oyun önermeli. Hem güzel olsun, hem aşırı zor olmasın, hem anlaşılabilir olsun, hem türün mekaniklerini anlamasını sağlasın. İşte Well Dweller benim için o sorunun cevabı oldu sevgili okur.

Well Dweller bir masal. Bir varmış, bir yokmuş. Diyarın birinde bir kraliçe yaşarmış. Bir gün kalenin bahçıvanı günlük budamalarını yaparken dikenlerin arasında yeni doğmuş bir kız bebek bulmuş. Çocuğu olmayan, dolayısıyla soyu tehlikede olan Kraliçeye götürmüş bebeği. Kraliçe bebeği almış ve kendi çocuğu gibi yetiştirmeye başlamış. Ama çocuk büyüdükçe zalimleşmeye, bulduğu kuşların tüylerini yolmaya başlamış. Kraliçe onu düzeltmek için çok uğraşmış ama başaramamış. Kraliçe öldüğünde tahta bu kız geçmiş ve krallıktaki tüm köylülere buldukları tüm kuşları avlama emri vermiş, tüylerini yolup kendisine bir kraliyet elbisesi diktirecekmiş.

Bir süre sonra kraliyetteki neredeyse tüm kuşlar yok olmuş. Ormanın derinliklerindeki bir kuyunun dibinde yaşayan kuş ailesi hariç. Anne, yarısı hala yumurtanın içinde olan ufaklık Egbert, ikizler Thistle ve Thumble ve biz, daha büyük kuş Glimmer.

Oyun annenin bizden avcı uyurken kulübesine giderek yiyecek çalmamızı istemesiyle başlıyor ve bunun ardından tüm ailenin avcının eline düşmesiyle karanlık bir yöne evriliyor.

Karanlık yön dedim çünkü oyun da kendisini karanlık peri-masalı metroidvania’sı diye adlandırıyor. Tema rahatsız edici, ama oyun bunun tam tersi. Evet işin içinde bolca kötü var, kötü olaylar var, zalimler var. Ama bir yandan da oyun adeta bir çizgi film gibi. O kadar sevimli, o kadar mıncıklamak isteyeceğiniz seviyede şirin karakterlerle karşılaşıyorsunuz ki arkaplanda süregelen o karanlık hikaye aslında bu sevimliliğe zemin oluşturuyor.

Peki ben bu oyunu neden türle yeni tanışacak birine önermek istiyorum? Bir kere arkaplanda gerçekten nefis QQL (yaşam kolaylaştırıcı) özellikleri var, bunları az sonra bir listelerim zaten. İkincisi göze müthiş hitap eden bir oyun ve çok sevimli. Sonracığıma harita yapısı gerçekten çok iyi, hem takip etme hem de tasarım açısından diyorum. Türün mekaniklerini ve ilerleme sistemini son derece iyi kullanmışlar. Hikaye anlatımı çok net, kafanız hiçbir noktada karışmıyor. Üç ayrı zorluk seviyesi var ki Normal seviye bile aslında öyle saç baş yolduracak zorlukta değil. Yani sizi oyundan veya türden soğutabileceğini düşündüğüm neredeyse hiçbir şey yok oyunun içinde.

Oyunun en kendine has olayı kullandığımız silah. Biz ufak bir kuşuz, kalkıp da elimizde kocaman baltalar, kılıçlar taşıyacak halimiz yok ya. Kibrit çöpü var silah olarak. Bunu hem düşmanlara saldırırken kullanıyoruz, hem de fırlattığımızda duvara saplanıyor ve üzerinde yaylanarak biraz daha yukarılara zıplayabiliyoruz. Oyunun başlarında biraz gereksiz bulduğum bir şeydi bu, ver çift zıplamayı geç diye düşündüm. Ama oyunda ilerledikçe mekaniksel ilerleme de o kadar doğal biçimde gelişiyor ki, kibrit çöpüyle zıplama olayını kullanarak bulmaca çözmenin, bir yerlere ve gizlere ulaşmanın keyfi bir başka oluverdi.

Şimdi size metroidvania’nın temellerini vs anlatmayacağım tabii ki, sadece oyuna dair orijinal bulduğum şeylerden biraz bahsedeceğim. Örneğin iyileşme olayı “iksir içtim, oldu bitti” şeklinde değil. İksir kullanacağımız zaman bir yarım radyal çıkıyor, o radyaldaki çizgiyi dar bir alanda durdurmanız gerekiyor. Yine oyunun başında “bu ne gereksiz bir değişiklik” diye düşündüğüm ama sonradan bir trinket sayesinde o alanı büyütüp iyileşmeyi rahatlatınca gözüme batmayan ve ‘orijinal’ olarak nitelendirdiğim bir özellik bu.

Oyunun harita yönetimi çok iyi. Haritayı açtığınızda ister detay şeklinde görebiliyorsunuz (ki bu sayede hangi yoldan gittin, hangisinden gitmedin çok net görülüyor), ister klasik kutu-kutu-oda-oda harita şekline geçebiliyorsunuz. Biyomların çeşitliliği, buna bağlı olarak düşman çeşitliliği, müzik kullanımı gayet hoş. Özellikle birkaç biyom bu türde gördüğüm en orijinal içeriklerden bazılarıydı (Dollmaker’s House gibi).

Oyunun kayıt noktaları da olan çadırların içinde parasını verip o ana kadar haritada geçtiğiniz yerlerde gözden kaçırdığınız toplanabilir varsa, yerini görmeyi satın alabiliyorsunuz 🙂 Bu mesela benim gibi %100’cüler için harika bir özellik. Nerede masal kartı kalmış, nerede kuş ruhu unutmuşum, bu özellikten sıkça faydalandım.

Oyunda ilerledikçe karakterimizin güçlenmesi kazandığı yeni yeteneklerle olmuyor, onlar sadece haritanın daha fazlasını gezebilmek için gerekli. Güçlenmeyi Trinket kullanarak yapıyoruz. Bunların bazıları verdiğimiz zararı, bazıları düşen parayı arttırıyor, bazıları haritadaki gizli yerleri daha rahat görmemizi sağlıyor vs. Oyun dünyasında zaten bolca trinket slotu bulunuyor, üstüne bir de parayla satın alabiliyorsunuz. Her trinketin kapladığı belli bir slot var. Başlarda seçici davranmak gerekiyor belki ama bir noktadan sonra çok fazla slot oluyor ve trinket’lerin kombine gücü bizi gerçekten de ‘aşırı güçlü’ yapıyor bence. Özellikle de attığımız yanan bomba boss’ların bile canlarının önemli bir kısmını alabilmeye başlıyor. Oyunda dair belki bir eleştirim ilerledikçe kolaylaşması olabilir 🙂

Well Dweller, backtracking işini çok büyük ölçüde çözmüş. Oyunda hem bol miktarda çadırla karşılaşıyoruz, hem de oyunun daha nispeten başlarından itibaren istediğimiz an istediğimiz çadıra ışınlanmayı öğreniyoruz. Bundan da iyisi, oyundaki tüm boss’lar hemen çadırların dibine konumlandırılmış. Yani boss’ta ölünce bir de geri koşmakla uğraşmak yok, en fazla bir iki ekran yana gidiyorsunuz o kadar.

Mesela bu tür oyunlarda gauntlet odalarını bilirsiniz, bir odaya girersiniz, kapılar kapanır, içeriyi tamamen temizleyene kadar da açılmaz. Bir dalga bitince bir diğeri mi gelecek, yoksa bitti mi bilemezsiniz. Well Dweller ise size içeride kaç düşmanla karşılaşacağınızı gösteriyor, buna göre iyileşme veya dikkat etme işini daha iyi ayarlayabiliyorsunuz. Hoş bu gauntlet odaları zor değil ama yine de sevdiğim bir özellik oldu bu.

Well Dweller’ı %100’leyerek bitirmem 13 saat sürdü. 30-40 saat sürenlere göre daha küçük haritası olduğunu falan düşünmeyin, bu süre biraz da oyunun çok zor olmamasından kaynaklanıyor. Ama oyunun sonunda da bayıldığım bir özellik beni bekliyordu. Şöyle ki, oyun bitti, ufak bir jenerik ekranı. Sonra kalenin içinde diğer sevimli yol arkadaşlarıyla konuştuk, sonra bir masal kitabı buldum ve oyuna “oyun sonu içeriği” geldi 🙂 Bu çok uzun bir sekans değil, ama hikayeyi çok iyi biçimde bağlayan ve oyunu yüzünüzde ekstra bir gülümsemeyle kapamanızı sağlayan bir sekans.

Bu oyun aslında büyük ölçüde Kyle Thompson’ın eseri. Çizimler, programlama, hikaye ve tasarım kendisine ait, kardeşi Eric de müziklerden sorumlu. Tabii ki bazı alanlarda başka yardım edenler de olmuş jenerik kısmında gördüğümüz üzere ama böyle üst kalite bir oyunun ağırlıklı olarak tek kişinin elinden çıkmış olmasını da takdir ettiğimi söylemesem çatlarım.

Güya uzatmayacaktım ama anlattıkça anlattım. Sonuç olarak ortada çok keyifli, çoluk çocuk herkese önerebileceğim bir metroidvania var. Ben oynarken oğlum da beni seyretti ve onun bile çok keyif aldığı verdiği tepkilerden belliydi. İleride “ben de metroidvania oynayayım” derse önüne bu oyunu dakika düşünmeden atarım.

Post navigation

Previous Fatih’teki 1573 tarihli medrese, Fethiye İmam Hatip Ortaokulu’na ev sahipliği yapıyor
Next Aksaray Eskil’de minibüs manevrasıyla kaza yapan 15 yaşındaki sürücü ağır yaralandı

Related Stories

MEB’in söz varlığı projesine 220 öğretmen katıldı, bir milyon veri etiketlendi

MEB’in söz varlığı projesine 220 öğretmen katıldı, bir milyon veri etiketlendi

23 Ekim 2026
Bugün kimin maçı var? Akşam hangi maçlar oynanacak? Beşiktaş ve Trabzonspor’un maçı saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 22 Ekim Perşembe maç programı

Bugün kimin maçı var? Akşam hangi maçlar oynanacak? Beşiktaş ve Trabzonspor’un maçı saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 22 Ekim Perşembe maç programı

23 Ekim 2026
Saray’dan Öcalan’a konut savunması: ‘Rolüne uygun çalışma ortamı oluşturmak için’

Saray’dan Öcalan’a konut savunması: ‘Rolüne uygun çalışma ortamı oluşturmak için’

17 Ekim 2026

Kategoriler

  • Eğitim (411)
  • Ekonomi (94)
  • Haber (216)
  • Sağlık (43)
  • Tanıtım (7)
  • Teknoloji (21)

Son Yazılar

  • Coğrafi işaretli Bingöl Burma Kadayıfı üreticileri BİNTSO’da sektörü değerlendirdi
  • MEB’in söz varlığı projesine 220 öğretmen katıldı, bir milyon veri etiketlendi
  • Bugün kimin maçı var? Akşam hangi maçlar oynanacak? Beşiktaş ve Trabzonspor’un maçı saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 22 Ekim Perşembe maç programı
  • Çinli telefon üreticileri eski telefonların RAM’lerini söküp yeniden kullanıyor!
  • Steam Deck 2 doğrulanmış olabilir: AMD APU’su sızdırıldı
  • Saray’dan Öcalan’a konut savunması: ‘Rolüne uygun çalışma ortamı oluşturmak için’
  • Denizli Acıpayam’da kamyon şarampole savruldu, sürücü hafif yaralandı
  • Asuman Çığlıoğlu, Avrupa Şampiyonası’nda yenilmezliğini korumayı hedefliyor
  • Ayağaza’da asker sel için sokağa indi
  • Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri
  • Antakya’da bahçedeki yılan itfaiye ekiplerince zarar verilmeden doğaya bırakıldı.
  • Bursa’da otobanda ters yönde ilerleyen otomobil karşı yöndeki trafiği tehlikeye attı
  • Hakkari Yüksekova’da yoğun sis yaşamı etkiledi, görüş mesafesi 10 metreye düştü
  • TBMM Başkanı Kurtulmuş Gaziantep’te 2 trilyon doları aşan terör maliyetini açıkladı
  • Beş milyon yıllık gölde inanılmaz keşif: Toprağın altından çıkanlar bilim dünyasını heyecanlandırdı! Eksi 80 dereceye kilitlendi
  • Afyonkarahisar’da sahte altın bozdurduğu iddia edilen 2 şüpheli yakalandı
  • OMÜ açılış töreninde 48 bin 300 öğrencinin eğitim göreceği duyuruldu
  • Piyasayı kasıp kavuran çip krizi: Telefon fiyatları uçtu, satışlar dip yaptı
  • Savunma tesislerinde elektrikli araç tedbiri: Türkiye dahil birçok ülke harekete geçti
  • ‘Fonzi Kaya’nın paylaşımı gündemde: Bunlar bir gecede paradan % 7500 kazanıyorlardı
  • CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ev hapsindeki gazeteciler Saymaz ve Ağırel’i aradı
  • WhatsApp’a mesaj zamanlama özelliği geliyor
  • Anker Solix S5000 yüksek enerji verimliliği ile geliyor
  • Kış hazırlığı için hasat başladı: Tarlada kilosu 30 liradan satılıyor
  • En sağlam hibrit motorlar belli oldu

You may have missed

Coğrafi işaretli Bingöl Burma Kadayıfı üreticileri BİNTSO’da sektörü değerlendirdi

Coğrafi işaretli Bingöl Burma Kadayıfı üreticileri BİNTSO’da sektörü değerlendirdi

23 Ekim 2026
MEB’in söz varlığı projesine 220 öğretmen katıldı, bir milyon veri etiketlendi

MEB’in söz varlığı projesine 220 öğretmen katıldı, bir milyon veri etiketlendi

23 Ekim 2026
Bugün kimin maçı var? Akşam hangi maçlar oynanacak? Beşiktaş ve Trabzonspor’un maçı saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 22 Ekim Perşembe maç programı

Bugün kimin maçı var? Akşam hangi maçlar oynanacak? Beşiktaş ve Trabzonspor’un maçı saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 22 Ekim Perşembe maç programı

23 Ekim 2026
Çinli telefon üreticileri eski telefonların RAM’lerini söküp yeniden kullanıyor!

Çinli telefon üreticileri eski telefonların RAM’lerini söküp yeniden kullanıyor!

22 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort